Ana Sayfa / Yazarlarımız / Tunay Devrim / Kadın Şair Hayata Nasıl Veda Eder?

Kadın Şair Hayata Nasıl Veda Eder?

Bence kadınları anlamak için, kadınların yazdığı şiirleri okumalı. Çünkü onlar yağmurda ıslanmasınlar diye kuşlara küçük şemsiyeler yapacak kadar ince, büyülü ve şifalı yemekler yapacak kadar hünerli, dünyaya mucizeler doğuracak kadar sihirli, yoğun acılara rağmen hayatta kalabilecek kadar dirençlidirler. Kadınlar birlikte yok olacak, birlikte unutulacak şiirler kadar güzeldirler.
“2010 Kasım ayı sonunda öğrendim hastalandığını. Bu kötü haberi hayatında yer alan hiç kimseden saklamamıştı. Hiç inanmadık öleceğine.
Uzun zaman önce bir dostumun önerisine uydum geçenlerde. “Oku” şiirin tılsımıyla demişti bu kadın şairi. Okudukça öğrendim “kediler aleminde raconsuz bir davranış olduğu için sütleri dökmediğini.”
“Onca tedaviye rağmen, kahredici bir ışık hızıyla ilerliyordu her şey. Ölümünden bir gün önce Işıl, hastaneye kucağında bir defterle geldi. Son yazdığı şiir olarak Işıl’a bir süre önce okuduğu şiir vardı. “128 Dikişli Şiir”…”
Ülkenin caddelerinde acıların kaynağını araştıran, kollarını kelimelerin dişlediği bir şair olduğunu düşünüyorum sonra. Pulbiber Mahallesinin masal anlatıcısıymış oysa. Başka kavgalardan başka kelimelerin ölmemesini dileyen bir masal anlatıcısı…
“On gün kadar önce ne kadar umutluyduk oysa. Doktor randevusu vardı. Yeni bir tedavi düşünülüyordu. Özenle giyinmişti, neşeliydi. Üç numara saçları, yüzünün bütün güzelliğini ortaya çıkarmıştı. Makyaj yapmış, epeydir uzak durduğu küpelerini, kolyesini takmıştı. Doktorun odasına vardığımızda bir kızı olduğunu hatırlattı özenle.”
Pazardan alınma “Esma” markalı terliklerinden çatlak topuklarını sergileyen kadınlara şiir ithaf eden bir şairdi o. Hatta kedisi “Zeyna”nın mavi gözlerindeki çapağa, eski dünya düzenine, Camel paketlerine, vazgeçmeye, yazgısına küfredenlere, kuyruk acılarına, dilimin ucunda denilip hatırlanmayanlara bile şiir ithaf eden bir şair.
“Yaşadığım bir acıyı paylaşmıştım epey zaman önce. “Tüylerim diken diken oldu. Bana şiir yazdıracaksın.” demişti. Slyvia Plath’ın intihar eden oğlunu duyduğunda da, böyle olmuş belli ki. Oturup şiir yazmış kardeşi Slyvia’ya…Sonra Burcu’ya. Zeynep’e okumuş “Nicholas’ın Ölümü”nü. Ama daha sonra –duyduğuma göre- bir şeye çok kızmış…ve bir gece yarısı yırtıp çöpe atmış yazdığı bu şiiri. Öldüğü gün Zeynep, aklında kalan tek dizeyi sayıklıyordu:
                        “Slyvia Uyan! Nicholas sütünü içmedi”   
8 Nisan 1970 İzmir doğumlu şair Didem Madak, kanser nedeniyle 24 Temmuz 201’de 41 yaşında  yaşamını yitirdi.  Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitiren şair, şiirlerini Öküz, Ludingirra ve Sombahar dergilerinde yayımlandı. İlk kitabı olan Grapon Kâğıtları İnkılap Kitabevi Şiir Ödülü’nü kazandı.
Madak, ismini acı çekmeyi öğrendiğinde öğrenen, sözleri tekrarlayarak yok eden çocuk gibi şiirleriyle, sözlerin arasındaki boşlukta acı çekmemeyi öğrenerek veda etti. Aşağıda yer verdiğimiz, ölmeden önce yazdığı son şiiri okursanız, şairin bu dünyaya, şiirle vedasının nasıl olduğunu görebilirsiniz.
NOT: Tırnak içindeki sözler şairin yakın dostu Müjde Bilir’e aittir. Aşağıdaki şiirle birlikte, Madak’ın Metis’ten çıkan Pulbiber Mahallesi adlı şiir kitabından alınmıştır.
128 DİKİŞLİ ŞİİR
İlk defa bu kadar sağlam yazıyorum.
Haç şeklinde 128 dikişle.
Galiba ahbap artık sana ulaşacağım.
Yeteneğim geri geldi,
göreceksin artık kutsal dizeler yazacağım.
Hiç yapmadığım şeyler yapıyorum ahbap
Maç seyrediyor ve devamlı topa bakıyorum
Telepati yapıyorum.
Hey ahbap ben arada bir fikir buluyorum
Kuşlar için küçük şemsiyeler yapabiliriz
Böylece yağmurda ıslanmazlar
Ve içimdeki ağır sözler için de şemsiyeler
Böylece paraşütle iner gibi hafiflerler
Şiirin içine girerken
Bana bazı şarkılar lazım ahbap
hafif şarkılar, acı olmayan şarkılar
çok şarkıya ihtiyacım var
Tutam tutam saçlarımı savuracak şarkılar
Saçlarımla ne yapacağını bilemeyenler
Bir gün onları kaybederler
Böyle bir şey yani ahbap
Çok acıyor. Saçlar zaman zaman
Bana neşeli şarkılar
B harfine notalardan sütyen yapan şarkılar
Bir mutfak cadısıyım şu sıralar
Çeşitli şeyleri çeşitli şeylere karıştırmak
Ve seni düşünmek, mırıldanmak
Bazı büyülü yemekler yapmak
Bazı şifalı yemekler yapmak
Ve kalmak istemek ahbap…
Füsunun yeşil ela gözleri var
Ve pembe plastik fincanı ile kahve getirişi var
Ve bana anne deyişi var
Benim pembe fincandan pembe kahve içişim var
Bu kahveleri seviyorum ahbap
İçimi pembe bulutlar kaplıyor
Şekerli ve tatlı bir biçimde havalanıyorum.
Sonra ağrılar, sonra hastaneler ve sonra doktorlar…
Şeker donup yapışıp kalıyor bir kâğıda
Acı bazen öyle yoğun, çok yoğun
Patlak gözlü bir kurbağa
tarifsiz çirkin ve kel.
Edibin kurbağası yakup benimki seyfettin
Neden bilmem işte
Nereden çıktı şimdi seyfettin
Acı dindi diyorum bazen yağmur dindi der gibi
Öyle kendiliğinden ya da tanrı istediğinden
Yüzüklerim yok takmıyorum
Kolyelerim yok istemiyorum
Öyle çok şimşek çaktı gece
Ben sonu Z harfi olarak düşündüm
Son harf olarak
Ben zeni düşündüm ahbap.
Doğdum, doğurdum
Bir insan nasıl büyüyor gördüm
Hayatta kalmak için
Ve hayatta kalmanın yanında
İnandım şiir bir gevezelikti
Şimdi 128 harfli bir şiir var karnımda
Satırlar artık bomboş
Karnımda hissiz bir şiir var
İçimde durmadan bölünen şiirler
Birlikte yok olacağımız şiirler
Birlikte unutulacağımız şiirler
Hiç borcu olmamış şiirler
Tunay Devrim
Ve bu yüzden çok acıyan şiirler
Acı aniden diner yağmurun dindiği gibi
Bazen sadece tanrı öyle istediğinden
Sadece bir mağarada resim çizerim belki
Rüyaların büyük harfle başladığı bir ülkede
Üstümden kaldırılmış bir ölü var
Ahbap senin istediğin o mu?
                                                 D. MADAK
Tunay DEVRİM

 

 
İlgili Aramalar: Kadın Şair Hayata Nasıl Veda Eder?, Didem Madak, Didem Madak Şiirleri, 128 Dikişli Şiir, Tunay Devrim, Tunay Devrim yazıları, Tunay Devrim Adile Mermerci Çok Programlı Lisesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir