22 Şubat Çarşamba 2017

Ölüm

Sonsuz zamanlardı hiç ölmeyeceğimizi düşünür hayatla maytap geçerdik, meğerse geçen ömrümüzmüş, ölmüşüz, Ölümü görmüşüz…
Ölmek acayip bir şey. Öldüğünüzde her şey biter. Tüm heyecanınızla aldığınız elbiseleriniz, ayakkabılarınız öylece kalır ortada. Tişörtleriniz, gömlekleriniz, pantolon, mont hepsi sizin, size ait, size özel. Öylece kalır ortada. Kokunuz sinmiştir üstüne. İlla koklanır o bezen bir eş tarafından, çocuk, oğul bazense sevgili bir dost tarafından. Öylece ortada kalıverirsiniz. Vücudunuz buz keser, ne yapsanız ısınamazsınız, elden ayaktan kesilirsiniz, diliniz söylemez, gözünüz görmez olur. Hayır hayır gördüğünüzü anlayamazsınız, uyuş uyuş olur her yanınız. Beyazlar içinde melekler kıskanır sizi. Bir gülen yüz ararsınız hengâmede bağırırsınız sesiniz çıkmaz. Değişik bir dil ile söylenir marşınız, rap rap ayak sesleri eşleniğinde koca bir karanlığa bırakılırsınız. Son yüz son sevenleriniz gözükür toprak rengi pencereden, koca bir sessizlik… Büyük sevgiliye kavuşmadır tüm sevgililerden ayrılıp. Ölümden korkulmaz der bazı felsefeciler onlara göre bilinmezdir çünkü. Korkumuz ayrılmalardır belkide. Bizi bırakmasın isteriz sevdiklerimiz. Eşimiz, çocuğumuz, kızımız, arkadaşlarımız. Oysa öylece giderler, yok olurlar. Bir daha ne zaman gelirler.
Öldüğünüzde arkanızdan konuşulanları duyarsınız, cevap veremezseniz. O yüzden konuşulmaz ölenin arkasından. Dualar ve güzel dilekler mutlu eder onu. Isınır o zaman içi güller açar toprağında, cıvıldar.
Sanılmaz zamanlardı aynı zamanda sayılmaz, şüphesiz şüpheler toprağında yaşamıştık. Zaman sonsuz zamanlardı zamansız anlarda zan altında…
Kaotiktir ölüm. Ya çölde kum fırtınasındasınızdır ya eriyen buzulların arasındaki kutuplarda ortası yok, ortak olan yalnızlığınızdır, yalnızsınızdır. Sınırsız topraklarda gezinirsiniz, sınır eskidedir.
Fiili bir eylemdir yaşama, ölüm! Eylemi siz yapmazsınız, yapamazsınız çoğunlukla ama müthiş bir başkaldırı, koca bir isyan, en büyük devrim. Bir devrin sonu, evrimin minicik bir parçası… İkinci büyük başrolüdür doğumdan sonraki kişinin, sahneden ayrılıştır hayat perdesini kapayış sonsuz alkış. Acayip bir öykünme (!) herkes için korkarak, çekinerek ama hazırlana hazırlana çoğu zaman bu büyük başrole. Kendi hayatının kahramanı olma zamanıdır, çileden kurtulma. Denildiği gibi düğün gecesi, sevgiliye kavuşma en sevgiliye, ey sevgili…
Sonsuz bir suskunluk, sus payı koca çeneye, derin bir haykırış, göz yaşı, nefese hakim olma nefse terbiye, kocaman uyku, huzur,  veda…
Elveda…


İlgili Aramalar: Ölüm, Tamer Arıcan Islatan Ölüm, Tamer Arıcan Yazıları, Tamer Arıcan Malkara Anadolu Meslek Lisesi, Tamer Arıcan Matematik Öğretmeni, Tamer Arıcan Tüm Yazıları

İlginizi Çekebilir

Sen Hiç Vatan Sevdin mi?

Öyle düşün ki, yüzlerce yılın yorgunluğu bedeni                    Tüm yaşanmışlıklar, Her yeri çizik, acı dolu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir