18 Ekim Çarşamba 2017

Dedim Dedi

Erhan Tığlı

Dedim: Merhaba, günaydın!
            Dedi: Hello, hay!
            Dedim: Vay! Yabancı dilin yıldızlı on, pek iyi!
            Dedi: Nereden anladın?
            Dedim: Selamına bile girmiş baksana.
            Dedi: Herıld yani!
            Dedim: Hava bugün çok güzel. Yaşasın!
            Dedi: Çok sevindim buna. Oley!
            Dedim: Sen böyle mi sevinmeye başladın?
            Dedi: Dersime çok çalıştım. Böyle laflara alıştım.
            Dedim: Aferin! Bugün ne yapacaksın?
            Dedi: Biraz dolaşıp stres atacağım.
            Dedim. Sakın yere atma o dediğin şeyi, çevreyi kirletirsin. Zaten dilimizi kirletiyorsun. Gençlere kötü örnek oluyorsun.
            Dedi: Vallahi temizim. Bugün duş aldım.
            Dedim: Biraz da bilinç alsaydın bari.
            Dedi: Almak deyince aklıma geldi. Bir plazaya gideceğim. Fiyatlarda damping yapmışlar, süper indirimler var. Bu avantajı kaçırmak istemiyorum. Kendime birkaç tişört, blucin alacağım.
            Dedim: Saçlarına ne oldu böyle?
            Dedi: Kuaförümle vizyon değişikliği yaptık. Demin söylemeyi unuttum. Önce bir patiseriye gideceğim. Brunç edeceğim. Peynir, zeytin, margarin, reçel, yumurta, börek yiyeceğim. Yanında da limitsiz çay içeceğim.
            Dedim: Simitsiz çayı ben de sevmem.
            Dedi: Simiti de nereden çıkardın? Limitsiz dedim ben.
            Dedim: Bu dil yozlaşmasından kurtulmak için cankurtaran simidi gerekiyor.
            Dedi: Ben maçları çok severim. Yakında start veriliyor. Fikstüre bakacağım. Bizim takım deplasmana gidiyor. Skor ne olursa olsun üzülmeyeceğim. Nasıl olsa rakip takımla aramızda dokuz puan var.
            Dedim: Tazesi varken ne yapacaksın bayatı?
            Dedi: Onu da nereden çıkardın?
            Dedim: Demin maçlara kart veriliyor dedin ya.
            Dedi: Kart değil start dedim. Senin böyle şeylerden haberin yok.
            Dedim: İyi ki yok. Zıvanadan çıkardım sonra.
            Dedi: Ben de yanında biraz daha durursam depresyona gireceğim. Mantalitemi, motivasyonumu bozuyorsun. Performansım düşüyor.
            Dedim: Sadece performansın düşse iyi ya. Daha nelerin düşüyor da görmüyorsun, anlamıyorsun. Senin bozduklarının yanında benimkiler devede kulak kalıyor. Neyse, konuyu değiştirelim biraz. Boynundaki kolye gerçek mi?
            Dedi: Hayır. İmitasyon.
            Dedim: Aynen senin gibi.
            Dedi: Ajitasyon yapma.
            Dedim: Sen de fabrikasyon konuşmalar yapma.
            Dedi: Ben gidiyorum. Yanında biraz daha durursam karizmam çizilecek. Başka söyleyeceğin bir şey yoktur herhalde. Okey mi?
            Dedim: Okey değil, dama, tavla!
            Dedi: Hadi bay!
            Dedim: Hay şaşkın hay! 

İlgili Aramalar: Erhan Tığlı, Dedim Dedi, Erhan Tığlı Yazarlarımız, Erhan Tığlı Edebiyat Yuvası, Erhan Tığlı yazıları, Erhan Tığlı yazılarını oku, Erhan Tığlı oku, Erhan Tığlı kitapları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir