25 Mayıs Perşembe 2017
Ana Sayfa / Hülya Karakuş / Londra’dan Mavi Mektuplar

Londra’dan Mavi Mektuplar

Hülya Karakuş

İlk, orta, lise ve Üniversite öğrenimimi Türkiye’de yaptıktan sonra yaşamımı şimdi de İngiltere’de sürdürmekteyim ve İngilizce dil okulunda okumaktayım. Her iki ülke eğitim – öğretimini yakından tanıma olanağını bulmuş biri olarak; karşılaştırmalı bu yazımı kaleme alma gereği duydum. İlgi duyan arkadaş ve dostlara saygılarımla…                                                                                                                       
İngiltere’de "devlet okulu" ve "ücretli bağımsız okul" olmak üzere iki tür okul sistemi var. İlk ve orta eğitim sistemindeki devlet okulları ücretsiz, bağımsız okullar ise ücretlidir.
1995  verilerine göre İngiltere’de eğitim çağındaki öğrenci sayısı 8.130.000 ve bu öğrencilerin % 93 u Devlet okullarında % 7 ise özel okullarda eğitim görüyor. Devlet okullarında ulusal müfredat verilmek zorunda… Özel okullarda ise  böyle bir zorunluluk yoktur… 
İki ülke arasındaki farklılık ve benzerliklere önce okur yazarlık oranına bakarak başlayalım; İngiltere’de okur yazarlık oranı %99 iken Türkiye’de %82.3… 
İngiltere’de ilköğretim 1880 yılında 10 yaşına kadar parasız hale getirilmişken, 1981 de birkaç merkezin dışında parasız hale getirilmiştir. 1899 da eğitim yaşı 12’ ye çıkarılmış ve 1 Eylül 1939’ dan sonra da bu yaş 15’ e yükseltilmiştir… 
Bu ülkede eğitim 3 yaşında zorunlu olmayan Nursery School (ana sınıfı) ile başlıyor, 11 yıl  devam ediyor ve 16 yaşına kadar zorunlu eğitim sunuyor. 
Ana sınıfına gitmek zorunlu değil ama hemen hemen öğrencilerin çoğu ana sınıfına gidiyor. Nursery School’ dan sonra 6 yıllık Primary School (ilkokul) serüveni başlıyor. İlkokul 2 yıllık "key stage 1" denilen bir seviye ile 4 yıllık "Key Stage 2" denilen seviyeye ayrılmış. 
İlkokulda öğrencilere: Art ve Design (sanat ve dizayn), Design ve Technology (dizayn ve teknoloji), English (ingilizce), Geopraphy (coğrafya), History (tarih), İnformation and Communication Technology (bilgi ve iletişim teknolojisi), Mathematics (matematik), Music (müzik), Physical Education (beden eğitimi), Science (bilim) ve Religious Education (din eğitimi) dersleri verilmekte. 

Derslerde daha çok görsellik ön planda. Primary school (ilkokul) a gittiğinizde koridorlarda o kadar çok sosyal faaliyetler var ki bir şeylere çarpmadan yürümek zor… İlköğretim öğrencinin yaratıcılığının geliştiği dönem olarak görülüyor ve bununla ilgili eğitime ağırlık veriliyor… 
6 yıllık İlkokul hayatından sonra Secondary School (Ortaokul) başlıyor. Ortaokulda 3 yıllık (Key Stage 3) ile 2 yıllık  (Key stage 4) seviyesinden oluşuyor. 
Key Stage 3 de: Art and Design (sanat ve dizayn), Design and Technology (dizayn ve teknoloji), Geopraphy (coğrafya), İnformation and Communication Technologics (bilgi ve iletişim teknolojileri), Modern Foreign Languages (modern yabancı diller içinde Türkçe de var). Pysical Education (beden eğitimi), Citizenship (vatandaşlık), English (İngilizce), History (tarih), Mathematics  (matematik), Music (müzik), Science (bilim) ve Religious Education (din eğitimi) dersleri veriliyor. 
Key Stage 4 de: Citizenship (vatandaslık), Information and Communication Tecnologics (bilgi ve iletişim teknolojileri), Pysical Education (beden eğitimi), English (ingilizce), Mathematics (matematik), Science (bilim) ve Religious Education (din eğitimi). 
Genel bir değerlendirme yapacak olursak eğer; Key Stage 1-2-3 seviyelerinde verilen eğitim seviyesi Türkiye’nin eğitim seviyesinin yanında çok hafif kalıyor. 
Eğitimde öğrenci katılım ve öğrenci becerileri ön plandadır. Türkiye’den  bir diğer farkı öğretmen öğrencilere sınav yapıp not  vermiyor. Türkiye’de ilköğretim 1-2-3.  sınıflarda öğrencinin başarısı  sınıf içi etkinliklerle ölçülüyor.  4. ve 5. sınıflarda da en çok 2 test ya da yazılı sınav yapılıyor. 6-7 ve 8. sınıflarda da her dersten en az iki yazılı ve sözlü yoklama yapılıyor. Bunun dışında proje, ödev, ders içi ve ders dışı eğitim ve  öğretim faaliyetleri değerlendirmeye katılıyor. Türkiye’de öğretim yılı içinde yapılan sınavlar not ile değerlendirilir. 
İngiltere’de ise  öğrenciler sınav olarak Key Stage 1-2-3 eğitiminin her birinin sonunda SAT (Standart Attainment Tests) denilen ülke genelinde sınava giriyorlar ama burada öğrenci seviyeleri değil okulların başarıları ölçülüyor. Başarısız okullar uyarılıyor. 
Öğretmenler eğitim döneminde zaman zaman sınav yapıyorlar ama not olarak bir karşılığı yok. Sadece öğrencilerin öğrenim durumlarını görmek için. Ayrıca bu ülkede sınıfta kalma diye bir şey yok. Öğrenci derslere çalışmıyorsa ve aktivitelere katılmıyorsa aile ile görüşülüyor ve aile bilgilendiriliyor; öğretmenlerin kesinlikle yaptırım gücü yok. 

Bu ülkede çocuk hakları çok önem taşımakta; ister aile olsun ister öğretmenler olsun çocuğa fiziki ve psikolojik şiddet yapmak yasaklanmıştır kanunlarla. En küçük müdahalede hemen sosyal hizmetler çocuğu ailenin elinden rahatlıkla alma yetkisine sahip. Çocuklar da  bu haklarını bildiklerinden  anne baba ve  öğretmenlerini tehdit edebiliyorlar çoğu zaman… 
İngiltere’de zorunlu eğitim sonrasında eğitime şu kademelerde devam edilir: Ortaokul, İleri Eğitim, Altıncı Sınıf Eğitimi, İleri Eğitim Kolejleri ve Üçüncü Kademe Kolejlerdir. Ortaokullarda ve Altıncı Sınıf Kolejlerinde genel eğitim verilir. İleri Eğitim Kolejleri daha çok mesleki eğitim ağırlıklıdır. Üçüncü Kademe Kolejlerde ise hem mesleki eğitim hem genel eğitim bir arada verilir. 
Türkiye’de ise orta öğrenim dönemi  ilköğretime dayalı en az 3 yıllık öğretim veren genel liseler, mesleki ve teknik liseleri kapsar. Bu kurumların görevi öğrencilere asgari bir genel kültür vermek, çeşitli programlarla onları ilgi ve yetenekleri ölçüsünde  mesleğe, yüksek öğretime ve iş hayatına hazırlamaktır… 
İngiltere’de birçok okul ve kolejlerde Ortaöğretim genel eğitim sertifikası sonuçları dikkate alınarak bazı bireysel yeterlilik şartları aranır. Öğrenciler kendi seçtikleri alanlarda başvuruda bulunurlar ve bu dönemde eğitim 19 yaşın altındaki gençler için ücretsizdir.
Türkiye’de ise ortaöğretimde öğrenci  ilgi ve yetenekleri konusunda yönlendirmede  yetersizlikler vardır. 
Ayrıca zorunlu eğitim sonrasında öğrenim gören gençler için İngiltere’de eğitim sisteminde zorunlu dersler bulunur. Öğrenciler kendi istekleri ve eğitim kurumlarının aradıkları niteliklere göre çalışacakları alanları ve dersleri kendileri seçerler. 
Türkiye’de konu merkezli programlar uygulandığından, alınacak dersler bellidir ve seçim şansı yoktur öğrencilerin… 
Türkiye’de 1996-97 yılları arasında yapılan araştırmada üniversite sayısı 62 olarak tespit edilmiş ve sonradan 7 Vakıf üniversitesinin açılmasıyla sayı 69 olmuştur. İngiltere’de ise 1994 verilerine göre  96 üniversite olduğu kayıtlara geçmiştir… 
İngiltere’de Yüksek öğretim kurumları özerk bir yapıdadır ve her bölümün kendi giriş politikası vardır. Türkiye’de ise ortaöğretimden mezun olanların üniversiteye girebilmeleri için ayrıca sınav yapılır. 
YÖK (Yüksek Öğretim Kurumu Başkanlığı) ve ÖSYM (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi) ülke genelinde sınav yapar. ÖSS (Öğrenci Seçme Sınavı) adı verilen bu sınavın amacı; sınav sonuçlarına ve tercihlere göre öğrenci alan yüksek örgenim programlarına öğrenci seçmektedir… 
 İngiltere de eğitime çok fazla önem verilmektedir. Öğrencilerin  küçük yaşlarda becerileri, ilgileri, istekleri ve yetenekleri çeşitli değerlendirmelerle ortaya çıkartılarak bu özelliklere göre eğitimlerine devam etmeleri sağlanır. Türkiye’de ise bu konuya hiç değer verilmemektedir. 
İngiltere tüm okullarda bilgisayar kullanımı çok yaygındır. Hemen hemen bütün okullarda bilgisayar vardır ve öğrenciler küçük yaşlarda teknolojiyi kullanmaya başlarlar. Türkiye’de ise ancak liseye gelen öğrenciler bilgisayar dersi sayesinde bu yeni teknolojiyle tanışabilme olanağını yakalayarak bilgisayar kullanmaya başlarlar…

Ayrıca öğrencilerin bütün ders araç ve gereçleri de Bölgesel Eğitim Merkezlerince temin ediliyor ve ücretsizdir… 
Geleneksel yapısını sürdürme eğiliminde olan İngiltere halkı, bir yandan da seçkin bir sınıf yetiştirmeye devam etmektedir. İngiltere’deki eğitim sistemi Türkiye’deki eğitim sisteminden daha esnek ve daha fazla bireyselleştirilmiş bir eğitim hizmeti sunmaya yöneliktir. 
İngiltere’de Milli düzeyde eğitimin idaresi; Eğitim ve İstihdam Bakanlığı (DFEE) tarafından yapılırken; Türkiye’de ise ülkenin milli düzeyde eğitimi Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yürütülmektedir. 
Ancak bu Bakanlık, Türkiye’deki kadar kapsamlı yetkilere sahip değildir. Bununla birlikte bu Bakanlık 5-7 yaşındaki çocuklar için sınıfın en üst sınırını 30 kişi olarak zorunlu kılmıştır. Türkiye’de ise maalesef böyle bir sistem zorunluluğu mevcut değildir. Sınıf mevcudunun ölçüsü fiziki sınıf ölçüleri doğrultusunda belirlenir… 
İngiltere’de eğitim sürekli kalite kontrole tabi tutulmakta ve Dünya standartlarını sürekli takip eden bir sistem ile yürütülmektedir. Eğitim kalitesi açısından ve üniversitelerin Dünya sıralamasına göre ABD den sonra 2. sıradadır. İngiltere’deki üniversite diplomaları da uluslararası denkliğe sahip olduğundan tüm Dünyada kabul görmektedir. 
Ülkemizin de bir gün bu standartları yakalaması umudumu saklı tutarak; tüm eğitim çalışanlarına, dünyanın en güzel yerinde kurulmuş cennet yurdumun o güzel çocuklarına bu yazım aracılığıyla ikinci yarı yılda başarı dileklerimi iletiyorum! Sevgiyle kalın arkadaşlar…


Hülya KARAKUŞ


İlgili Aramalar: Hülya Karakuş, Hülya Karakuş Londra’dan Mavi Mektuplar, Hülya Karakuş yazıları, Hülya Karakuş yazarlarımız, Hülya Karakuş edebiyat yuvası

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir