24 Temmuz Pazartesi 2017
Ana Sayfa / Misafir Kalemler / Deniz Gulerman / Bana Her Şey Seni Hatırlatıyor…

Bana Her Şey Seni Hatırlatıyor…

Memleketimden ayrılalı tam bir sene geçti.  12 senedir yaşadığım en zor ayrılık, geçirdiğim en zor yolculuktu.  Bir dolu ümitle gitmiş, orada ümitlerimi çoğaltmış, Malkara’nın çukurlu, tozlu ve çamurlu yollarında koşturmuş, gülmüş, ağlamış, sevmiş, düşünmüş ve sonunda ümitlerimin tamamını orada bırakıp içi bomboş bir şekilde Halifax’a geri dönmüştüm.  Ne mutlu ki burada beni karşılayan güzel dostlarım vardı, yalnız hissetmedim kendimi.

2013’e ailemle girmiştim, tam da istediğim gibiydi.  İçten içe üzülüyordum 2014’e tek başıma gireceğim diye.  Son dakikaya kadar hiçbir şey belli değildi.  Ama ne yaptık ettik, gece havai fişekleri yine kızlarla birlikte izledik, yeni yıla yine birlikte girdik.  Yine birlikte sabahladık.

Ben seni düşünmek istemesem de bana her şey seni hatırlatıyor…  İki gündür dilimde dolanıyor bu şarkı, ama hep aynı sözler…  Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey seni hatırlatıyor…  Aslında hatırlanacak pek de bir şey yok; belki de bu yüzden hatırlıyorum tam da unuttuğumu düşünürken.  3 tarih var; her tarih ayrı bir fotoğraf, biri gidiyor, biri geliyor aklımda…  Gelen gülümsetiyor, giden gözüme bir damla yaş düşürüyor.  Arşive bakıyorum, bir dolu söz, bir dolu cümle…  Hepsi havada kalmış, kimse üzerine alınmamış.  İyi ki kimse alınmamış, bende kalmış hepsi.  Arada ısıtıp ısıtıp koyuyorum önünüze; bazılarınız okuduğunda tekrar keyif alıyor, bazılarınız 2 günlük yemeği yemiş gibi yüzünü ekşitiyor.  Hâlbuki 2 günlük yemek, ilk yapıldığı günden daha lezzetli olur.  Yemeği ne yemiş, ne de çöpe atmış, tembel, demeyin.  Benim buzdolabıma yemek ancak birisi yapıp getirirse giriyor; hal böyle iken o yemek de her şeyden kıymetli oluyor.  Ne yemeye kıyabiliyorum, ne de atmaya…  Hem buraya nereden geldik ki, konuyu dağıtmakta üzerime yoktur.  Odamı da aynen böyle kaşla göz arasında dağıtabiliyorum.  3 ayı geçti taşınalı, odamda hâlâ açılmamış iki kutu var.  Bir şey lazım olunca içine bakıyorum, bulamıyorum, normal olarak içindeki her şeyi dışarı çıkartıyorum.  Her daim telaş içinde olduğum için, çıkarttıklarımı tekrar içine koyamıyorum.  Sus, sus, dağıttım yine, farkındayım.

Yani diyorum ki, havai fişekleri izlemek çok keyifliydi, harika bir gece geçirdik, ama bütün küller de üzerimize düştü ve gözüme kaçtı.  2014’e iltihaplı, şiş gözlerle uyandım. Yeni yıl için hazırladığım listemdeki dileklerden birinin yanına da şimdiden kocaman bir çarpı koydum.

 
 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir