27 Mart Pazartesi 2017
Ana Sayfa / Misafir Kalemler / Engelliler ve Toplumun Engellilere Bakış Açısı

Engelliler ve Toplumun Engellilere Bakış Açısı

Nüfusu 75 milyon olan ülkemizde sayıları 10 milyona yaklaşan engelli birey yaşamaktadır. Engelliler; Bedensel, Görme, İşitme, Zihinsel engelliler, Down Sendromu, Otizm, Rett Sendromu, Asperger Sendromu başlıkları altında ifade edilmektedir. 
Günümüzde engelliler hala sosyal dışlanmışlık ve ayrımcılıkla karşılaşmaktadır. Çeşitli araştırmalar engellilerin toplum içinde ayrımcılıkla yüz yüze kalmaya devam ettiklerini göstermektedir. 
Engelliler yaşadıkları toplumlarda birçok olumsuz tutum ve davranışla karşılaşabilmekte, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri farklılıklar gösterse de toplumların engellilere karşı tutum ve davranışları benzerlikler göstermektedir. Ekonomik, sosyal ve siyasi yapı bozuklukları, toplumların bilgi eksikliği, yetersizliği, aldırmazlığı, yanlış yaklaşımları, olumsuz tutumları, ayrımcılık ve fiziksel çevre koşullarının yetersizliği engellilerin sıklıkla karşılaştıkları durumlardır. 
Toplumumuzda engelliler; güçsüzlük, acizlik, düşkünlük, çaresizlik, acıma ve acınma nedeni olarak algılanmaktadır. Toplumun bu bakış açısına karşı engelli bireyler içine kapanık ve hayattan hiçbir beklentisi olmayan kişiler haline gelmektedir. Kendilerini toplumdan soyutlamakta ve kendini eve kapatmaktadır. Ya da toplumun bakış açısını gören aileler tarafından engelli bireyler evde saklanmaktadır. Oysa toplum engelliye acımak yerine ona destek olmalı ve sosyalleşmesi için gerekli imkanları sağlamalıdır. Bu şekilde desteklenen engellinin özgüveni artar. Özgüven duygusu gelişmiş bir bireyin önünde hedefleri ve amaçları olur, onu olumsuz yönde etkileyecek her türlü engeli aşmaya çalışır. Günümüzde bunun örnekleri artmaktadır. Artık engelliler spor, sanat, el becerileri gibi alanlarda kendilerini ispatlamaktadır. Bu güzel örnekleri arttırmak toplumun elindedir. 
Doğdukları andan itibaren fiziksel, zihinsel ve duygusal farklılıkları, sosyal politika uygulamaları ve düzenleme eksiklikleri dolayısıyla başkalarının yapabildiği birçok konudan mahrum bırakılan özürlülerin bu durumlarını azaltabilmek adına ülkemizde yasal düzenlemeler yapılmaya ilk defa 2006 yılında başlanmıştır. Çıkartılan yasalar sayesinde toplumdan dışlanmış olan engelliler artık her normal vatandaş gibi eğitimini alabilecek, her türlü yere gidebilecek, engeline bağlı olan hiçbir olumsuzluğu yaşamayacak hale gelmiştir. 
İnsan yaratıcı olma gücü ve yetenekleri ile toplumun bir parçasıdır. Bedensel ve zihinsel engellilerle, sağlıklı insanlar arasında sosyal hak ve görevler açısından bir fark bulunmamaktadır. Ancak bu kişiler vücudun önemli fonksiyonlarını yerine getirirken güçlükler yaşamakta, başkalarının yardımına veya gerekli alet, araç ve gereçlere ihtiyaç duymaktadır. Normal kişi ile engelli kişi arasında meydana gelebilecek bazı ayrıcalıkları ortadan kaldırmak ve onları toplumla kaynaştırmak, sosyal devletin önemli görevleri arasında yer almaktadır. 
Unutulmamalıdır ki her normal birey potansiyel bir engellidir.


İlgili Aramalar: Engelliler ve Toplumun Engellilere Bakış Açısı, Engelliler ve Toplumun Engellilere Bakış Açısı Levent Erat,
Levent Erat Rehberlik Öğretmeni, Levent Erat tüm yazıları, Levent Erat Hüsniye Hanım Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi

İlginizi Çekebilir

Aşk

Bakabilmektir gözlerine… Tutabilmektir ellerini ellerinde… Görebilmektir yüreğini yüreğinin derininde… Hissetmektir kokusunu… Anlayabilmektir duygularını… Utangançlığı yok …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir