18 Ocak Çarşamba 2017

Ali ve Annesi

                                                       Deve, devenin üstünde tabut, biri çekiyor deveyi
                                               Üçü de Ali: deve, deveyi çeken ve tabutun içindeki

Anne,  ben geldim. Mutfaktasındır diye tahmin etmiştim zaten. Nasılsın anne? Yemek mi yapıyorsun? Nasıl da bilirsin en sevdiğim yemeği. Ama bugün yemeğe kalamayacağım.
Günün nasıl geçti anne?  Yine azdı mı baş ağrıların?
Kendimi çok yorgun hissediyorum anne. Bugün çok hareketli geçti. Kardeşlerim nerede anne? Dur söyleme..Biri fırına gitti ekmek almaya, diğeri de orda burda…
Anne Eskişehir’e gelecek misin benimle? Dur,  söyleme, yine gelemeyeceksin değil mi? Oysa ne çok isterdim sana okuduğum şehri gezdirmeyi.  Gelseydin, kışın üşüdüğüm, küçük ama çok sevdiğim odamı gösterirdim sana.
Anne, biliyor musun, küçüklüğümden beri soyadımla çağırırdın ya hep beni. Ben aslında çoğu zaman sana yalan söyledim. “Korkusuz Oğlum” hep derdin ya bana, ben aslında hep korkardım anne.  Senden ayrı kalırsam, bir daha siyah gözlerinin içine bakıp sana “anne” diyememekten korkardım. Bir daha saçımı okşamamandan, dizinde uyutmamandan korkardım.
Anne, vakit geldi galiba. Şimdi gitmem lazım ama bilirsin sevmem vedaları.
Haaa anne, ben sana söylemedim değil mi?
Anne, beni öldürdüler…4 kişiydiler. Bak böyle öldürdüler anne… Son bir defa seni göreyim diye geldim, HOŞÇA KAL…

İlginizi Çekebilir

Hepimiz Tanrının Çocukları Değil miyiz?

Semir Aslanyürek’in filmi Yedi Avlu’yu izlediniz mi? Aynı avlularda yaşayan Arap, Türk, Ermeni, Kürt, Hristiyan, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir