25 Mart Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Misafir Kalemler / Emine Çimen Onur

Emine Çimen Onur

Emine Çimen Onur

ÖZGEÇMİŞ
On yaşlarındayken bir gün canım havuzlu ev çekti. Antalya’da, her zamanki cehennem fragmanı yaz günleri yaşanıyordu ve okuduğum kitapta kahraman ayaklarını suya uzatmış ‘lanet olası akşam yemeğinde’ ne yiyeceğini düşünüyordu.  Ne yemeye karar verdi hatırlamıyorum ama ben havuz yapmaya karar vermiştim çoktan. Tam dört gün boyunca evin arka bahçesini, küçük bir çapayla kazmak için uğraştım. Kaldıramayacağım kadar büyük taşlarla doluydu toprak. Her rastladığım taşta bir yana kayarak ilerlemeye devam ettim. Balkondan yemeğe çağıran annemi duymazdan gelerek, dalga geçen kardeşimi havuzuma sokmayacağıma yeminler ederek kazdım da kazdım…
Dördüncü gün vazgeçtiğimde, ayak bileğime gelmeyen kuru bir havuzum, hayallerime saygı duymadığı için küstüğüm bir dünya, yeniden ve inadına tekrar tekrar dolmayan havuzlar kazdıracak inadım ve ne söylerlerse söylesinler büyüsüne kapılacağım öyküler vardı elimde. Büyüdüm, hala elimde olanların çoğu bunlardan ibaret sayılır.
Hala öykücüleri dinleyip, ayaklarımı olmayan sulara sokmaktan keyif alıyorum. Bir de Toprak’tan elbette. Ben bir oğul, dünyaya engin bir deniz, kendime bir kadın doğurdum. Hayat hala on yaşımdaki kadar zorlu ve keyifli.



İlginizi Çekebilir

Aşk

Bakabilmektir gözlerine… Tutabilmektir ellerini ellerinde… Görebilmektir yüreğini yüreğinin derininde… Hissetmektir kokusunu… Anlayabilmektir duygularını… Utangançlığı yok …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir