25 Mart Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Dil ve Anlatım Konu Anlatımı / Zarflar (Belirteçler) Konu Anlatımı

Zarflar (Belirteçler) Konu Anlatımı

Eylemleri, eylemsileri, sıfatları ve kendi türünden sözcükleri çeşitli yönlerden belirten sözcüklere zarf (belirteç) denir.
İhtiyar, kapıyı yavaşça açtı.
Dün aldığımız yumurtalar bayatmış.
Sınavda çok kolay sorular vardı.
Çocuk ne güzel konuşuyordu.
Bu cümlelerin birincisinde, “yavaşça” sözcüğü “açmak” eylemini “durum” yönüyle; ikincisinde, “dün” sözcüğü “aldığımız” eylemsisini “zaman” yönüyle; üçüncüsünde “çok” sözcüğü “kolay” sıfatını “miktar” yönüyle; dördüncüsünde “ne” sözcüğü “güzel” zarfını derece yönüyle belirttiğinden belirteç görevinde kullanılmıştır.
Buna göre, belirteçleri şu şekilde gruplandırabiliriz:

  1. Durum (Hal) Belirteci
  2. Zaman Belirteci
  3. Yer – Yön Belirteci
  4. Azlık – Çokluk (Miktar) Belirteci
  5. Soru Belirteci

1. DURUM (HAL) BELİRTECİ
Eylemleri ve eylemsileri durum yönünden belirten sözcüklerdir. Eylemlere ve eylemsilere sorulan “Nasıl?” sorusunun cevabıdır.
Küçük çocuk, koşarak yolun sonundaki evine gitti.
Bu cümlede, “koşarak” sözcüğü, “gitmek” eyleminin nasıl yapıldığını belirttiğinden durum belirtecidir.
Benden, böyle söylememi istemişti.
Bu cümlede, “böyle” sözcüğü, “söyleme” eylemsisinin nasıl yapıldığını belirttiği için durum belirtecidir.
Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcük veya söz öbekleri durum belirtecidir.
Güneş, dağların ardından usul usul yükseliyordu.
Bir araba, olay yerinden hızla uzaklaştı.
Çamurlara bata çıka yürüyorduk.
İşlerini eksiksiz yapan bir insandı.
Bugün size mutlaka uğrarım.
Çocuk birden ağlamaya başladı.
Babamlar belki yarın buraya gelir.
2. ZAMAN BELİRTECİ
Eylemleri ve eylemsileri zaman yönünden belirten sözcüklerdir. Eylemlere ve eylemsilere sorulan “Ne zaman?” sorusunun cevabıdır.
Babam, yarın Ankara’ya gidecekmiş.
Bu cümlede “yarın” sözcüğü “gitmek” eyleminin “ne zaman” yapıldığını belirttiğinden, zaman belirtecidir.
Aşağıdaki cümlelerde koyu renkli sözcük veya söz öbekleri zaman belirtecidir.
Beklediğiniz otobüs şimdi gelir.
Kuşlar, sonbaharda güneye göç eder.
Siparişlerimiz hâlâ gelmedi.
Az önce seninle konuşan kimdi?
Olanlardan sonra artık buralarda kalamam.
Yazın bu şirin kasaba turist akınına uğrar.
Dediklerini, ona bu akşam söylerim.
Not: Cümlede zaman anlamı taşıyan her sözcük, belirteç görevinde olmayabilir. Eğer sözcük, “Ne zaman?” sorusuna cevap veriyorsa belirteçtir; vermiyorsa belirteç değildir.
Akşam, maça gideceğiz. (belirteç)
Akşam, şairlerin ilham kaynağıdır. (ad)
Annemler gece yola çıkacak. (belirteç)
Şiirlerinde, gece önemli bir yer tutar. (ad)
3. YER – YÖN BELİRTECİ
Eylemleri ve eylemsileri yer ve yön ilgisiyle tamamlayan sözcüklerdir. Eyleme, eylemsiye sorulan ve ek almadan “Nereye?” sorusunun cevabı olan şu sözcüklerdir. aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri, öte, beri
Yaşlı kadın, kapıyı açmak için aşağı iniyordu.
Bu cümlede “aşağı” sözcüğü “inmek” eyleminin “hangi yöne doğru” yapıldığını belirttiğinden, yer-yön belirtecidir.
Aşağıdaki cümlelerde koyu renkli sözcükler, yer-yön belirtecidir.
Yağmur başladı, hemen içeri girelim.
Birazdan hep birlikte dışarı çıkarız.
Azıcık ileri gider misiniz?
Rahat edemediysen beri gel biraz.
Hatasını anlayıp geri döneceğini düşünmüştüm. 
Yer-yön belirteçleri, adları belirttiğinde sıfat olur; ek aldığında belirteç görevinden çıkar.
Adam, yukarı çıktı. (belirteç)
Adam, yukarı kata çıktı. (sıfat)
Adam, yukarıya çıktı.  (ad)
Burası pek sakin bir sahil kasabasıydı.
Bu cümlede “pek” sözcüğü, sıfat olan “sakin” sözcüğünü belirtmiştir.
Ailenin en küçüğü Semih’ti.
Bu cümlede “en” sözcüğü adlaşmış sıfat olan “küçüğü” sözcüğünü belirtmiştir.
4. AZLIK – ÇOKLUK (MİKTAR) BELİRTECİ
Eylemleri, eylemsileri, sıfatları, adlaşmış sıfatları ve belirteçleri miktar yönüyle belirten sözcüklerdir. Azlık-çokluk belirtecini bulmak için ilgili sözcüğe “Ne kadar?” sorusu sorulur.
Sıkça kullanılan miktar belirteçleri şunlardır: az, çok, fazla, pek, azıcık, biraz, oldukça, daha, en…
Onunla bu konuyu çok tartıştık.
Bu cümlede “çok” sözcüğü “tartışmak” eyleminin “ne kadar” yapıldığını belirttiğinden, azlık-çokluk belirtecidir.
Aşağıdaki cümlelerde koyu renkli sözcükler, azlık-çokluk belirtecidir.
Yıllardır bu şehirdeyim; ama burayı pek sevmedim.
Tarlada çalışırken kendini fazla yorma.
Akşamleyin sahilde arkadaşlarla biraz dolaştık.
Sen kalk azıcık da biz oturalım.
Bundan sonra az görüşelim mümkünse.
Seni dün, sahilde bayağı bekledim.
Birazcık konuştu, sonra sahneden indi.
Görmeyeli oldukça değişmişsin.
Şimdi de belirteçlerin; eylemsileri, sıfatları, adlaşmış sıfatları ve belirteçleri nasıl derecelendirip belirttiklerini görelim:
Çok konuşan insan, çok yanlış yapar.
Bu cümlede “çok” sözcüğü, eylemsi olan “konuşan” sözcüğünü belirtmiştir.
Ben, kardeşimden daha hızlı koşuyorum.
Bu cümlede “daha” sözcüğü, belirteç olan “hızlı” sözcüğünü belirtmiştir.
Not: “En” ve “daha” sözcükleri; sıfatı, adlaşmış sıfatı ve belirteci üstünlük yönüyle belirtir. Bu durumlarda bu sözcükler üstünlük belirteci olarak adlandırılır.
Sonbahar, en güzel mevsimdir.
Bu çocuktan daha çalışkanını görmedim.
Bizimle gelmeni en çok ben istiyorum.
Ben, hepinizden daha çok sevindim.
5. SORU BELİRTECİ
Eylemleri soru yoluyla belirten sözcüklerdir.
Çanakkale gezisi nasıl geçti?
Bu cümlede “nasıl” sözcüğü “geçmek” eyleminin “nasıl” yapıldığını soru yoluyla belirttiğinden, soru belirtecidir.
Aşağıdaki cümlelerde koyu renkli sözcükler, soru belirtecidir.
Bu karanlıkta oraya nasıl gideceksiniz?
Köye ne zaman varırız?
Misafirlerimiz bizi kapıda ne kadar beklemişler?
Bunları bana neden daha önce söylemedin?
Niçin okula erkenden gidiyorsunuz?
Bana niye bağırıyorsun ki?
Ne gülüp duruyorsunuz orada?
Not: “Ne” sözcüğü cümle içinde değişik görevler kazanabilir.
Bana hediye olarak ne aldın? (soru adılı)
Buraya ne gün geleceksin? (soru sıfatı)
Bu çocuk ne ağlıyor?  (soru belirteci)

Örnek 1:
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “fena” sözcüğü, hem anlamı hem de cümledeki görevi açısından ötekilerden farklıdır?
A) Onun, söylendiği kadar fena bir insan olduğunu sanmıyorum.
B) Çok fena bir yoldan geçerek buraya geldik.
C) Bugün çok fena bir olaya tanık oldum.
D) Şemsiyeni al, yağmur fena yağıyor.
E) Pencereyi aç, içerde fena bir koku var.
(1989-ÖSS)
Çözüm:
Seçenekleri incelediğimizde “fena” sözcüğünün, A’da “insan” adını, B’de “yol” adını, C’de “olay” adını, E’de “koku” adını niteleyerek “sıfat” görevinde kullanıldığını görüyoruz. Bu sözcük D seçeneğinde “yağmak” eyleminin durumunu belirttiği için “belirteç” görevindedir.
Cevap D

Örnek 2:
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki ikileme, zarf olarak kullanılmıştır?
A) Onun en çok dikkat çeken yönü bakışları ve özellikle iri iri gözleriydi.
B) Yarım yamalak İngilizcesiyle düşüncelerini anlatmaya çalıştı.
C) Filmdeki korkunç sahneleri soğuk soğuk terler dökerek izledi.
D) Tatil haberini duyan öğrenciler güle oynaya evlerine gittiler.
E) Konuşmacıya böyle saçma sapan sorular yöneltmesi herkesi şaşırttı.
(1995-ÖYS)
Çözüm:
Seçenekleri incelediğimizde A’da “iri iri” ikilemesinin, “göz”; B’de “yarım yamalak” ikilemesinin, “İngilizce”; C’de “soğuk soğuk” ikilemesinin, “ter”; E’de “saçma sapan” ikilemesinin, “soru” sözcüklerini nitelediğini görüyoruz. Bu sözcükler ad olduğundan, onları niteleyen ikilemeler de sıfat görevindedir. D’de ise “güle oynaya” ikilemesi, “gitmek” eylemini belirttiğinden zarf görevindedir.
Cevap D

İlginizi Çekebilir

Dil Anlatımı Konu Anlatımı

Cümlenin Öğeleri Konu Anlatımı

Cümlenin Öğeleri Konu Anlatımı Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir